Siz hiç "Yani annem ölüyor mu?" diye sordunuz mu? Ben hayatta çok şeyi ıskaladım. Sevdiklerimi, ud eğitimimi, derslerimi, baba tarafından akrabalarımı.. Çok şeyi ıskaladım. Her şeyden bir parça alarak ve israf ederek büyük parçaları, gün tabaklarını da ıskaladım. Mide ağrısından ölecekken bir iğneyle hastanede, ölümü ıskaladım. Ben annemi ıskaladım. Fakat farklı olan bir şey vardı bu meselede. Hemen hemen hepsini isteyerek ıskaladım, annem hariç. Annem çalışıyordu, bilmiyorum bu bizi ne kadar haklı kılar, ben kızıyordum, biliyorum bu beni hiç haklı kılmaz, olmadı. Bir yaz günü, annemi ıskaladığımı yüzüme çarptı tentürdiyot kokulu hastane koridoru. Dedi ki: "Al Ayşe, annenin biyopsi sonuçları." Ne tuhaf, aslında Azrail her gün ensemizde solurken, bir sonuç kağıdı size sanki hiç gelmeyecek olan ölümün yakınlığını hatırlatıyor. Soluğunun sesini duymaya başlıyorsunuz böylece. Bu yazının mutlu bir sonu yok, bu yazının sonu yok, Azrail derin nefes alıyor, ondan sessiz ...
Kayıtlar
Haziran, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kesin Döndüm Mü? İstanbul-Ankara yolunda koltuğun asla çalışmayan televizyonuna bakar düşünürüm, sallanarak yazımı çirkinleştiren otobüse kırılarak. İstanbul-Ankara yolunda, henüz büyümemişken neden ölmediğimi düşünürüm. Annem üzülmesin diyedir, muhakkak. Yollar çok şey öğretir. Bana en azından mola süresince düşünmemeyi öğretti. Otobüsün yıkanmasını izleyen amcayı izlerken kendi otobüsümü kaçırma tehlikesi geçirdiğimde. Yollar çok şey öğretir. Bana annemin yanında ağlamamayı öğretti. Koltuk numaramı gördüğümde çöken hüzünle başa çıkamadım bir tek. Belki de bu yüzden en çok koltuk numaralarına kırgınım, en çok onlara ait. Yollar çok şey öğretir. Konuşursam kendime hakim olamayacağımı bildiğimden, ellerimle kibarca reddedebilmeyi öğretti bana, "su ister misiniz" diyen kısa boylu adamları. Yollar çok şey öğretir, İstanbul-Ankara arasının Ankara-İstanbul dan uzun olduğunu mesela. Yollar dik durmayı öğretir. Yan...