Düşük tansiyon, titrek el, acı kahve.
Mutfak tezgahına tutundu, hiç kimseye tutunmadığı kadar sıkıca. Baş dönmesi, hızlı nefes alıp vermesiyle şişip inen göğüs, soğuk mermere yığıldı. Zihni açık, pişen kahvesinin tıkırtısını duyuyor. Biraz dinlensin geçecek, hep böyle oluyor. Düşüyor, kalkıyor sonra tekrar öpüyor mermeri sonra kalkıyor.
Kahve şekersiz, hayat gibi.
Bugün telefon numarasını değiştirdi, insan numarasını değiştirince hayata yeniden başladım sanıyor. Kahve taşınca yenisini yaptı, yenisi de acı, hayat gibi.
İnsan birisi arasın diye bekledi mi numarasının rakamları diziliyor boğazına. Beklemekten vazgeçiyor bu iyi, çok uzun zamandır beklemekten başka bir şey yapmadığından şimdi eli ayağına dolaşıyor bu kötü.
Mutfak radyosunda Müzeyyen Senar, kimseye etmem şikayet diyor.
Susuyor.
Yorumlar
Yorum Gönder